Kapsayıcı Dijital El Kitabı · Türkiye
Göçmenler ve mülteciler
20 terim, İngilizce tanımları ve ortaklığın 6 diline çevirileriyle.
0 / 20 kelime yerleştirildi
Sözlüğün tamamı
Mülteci kampı
Ülkesinden kaçmış insanların güvenle kalabildiği ve barınma, yiyecek ve sağlık hizmeti gibi temel destekleri alabildiği yer.
- İngilizce
- Refugee camp
- Fransızca
- camp de réfugiés
- Yunanca
- Καταυλισμός προσφύγων
- İzlandaca
- Flóttamannabúðir
- İtalyanca
- Campo profughi
- İspanyolca
- Campo de refugiados
Kapsayıcılık
Kökeni ya da yetenekleri ne olursa olsun, herkesin tam olarak katılabilmesini ve kendini kabul görmüş hissetmesini sağlama.
- İngilizce
- Inclusion
- Fransızca
- inclusion
- Yunanca
- Συμπερίληψη
- İzlandaca
- inngilding
- İtalyanca
- Inclusione
- İspanyolca
- Inclusión
Entegrasyon
Yeni bir toplumun ya da topluluğun parçası olma süreci.
- İngilizce
- Integration
- Fransızca
- Intégration
- Yunanca
- Ενσωμάτωση
- İzlandaca
- aðlögun
- İtalyanca
- Integrazione
- İspanyolca
- Integración
Çeşitlilik
Bir yerde birçok farklı insanın, kökenin ya da bakış açısının bir arada bulunması.
- İngilizce
- Diversity
- Fransızca
- diversité
- Yunanca
- Διαφορετικότητα
- İzlandaca
- fjölbreytileiki
- İtalyanca
- Diversità
- İspanyolca
- Diversidad
İltica
Bir ülkenin, zulümden kaçan birine sağladığı koruma.
- İngilizce
- Asylum
- Fransızca
- Asile
- Yunanca
- Άσυλο
- İzlandaca
- hæli
- İtalyanca
- Asilo
- İspanyolca
- Asilo
Kültürel uyum
Yeni bir kültürün geleneklerine, davranışlarına ve değerlerine alışma.
- İngilizce
- Cultural adaptation
- Fransızca
- Adaptation culturelle
- Yunanca
- Πολιτισμική προσαρμογή
- İzlandaca
- menningarleg aðlögun
- İtalyanca
- Adattamento culturale
- İspanyolca
- Adaptación cultural
ayrımcılık
Birine ırkı, cinsiyeti, dini ya da kökeni gibi kim olduğuyla ilgili nedenlerle haksız davranılması.
- İngilizce
- Discrimination
- Fransızca
- discrimination
- Yunanca
- Διάκριση
- İzlandaca
- Mismunun
- İtalyanca
- Discriminazione
- İspanyolca
- Discriminación
Dil engeli
İnsanların aynı dili konuşmaması nedeniyle iletişim kurmakta zorlanması.
- İngilizce
- Language barrier
- Fransızca
- Barrière de la langue
- Yunanca
- Γλωσσικό εμπόδιο
- İzlandaca
- tungumálahindrun
- İtalyanca
- Barriera linguistica
- İspanyolca
- Barrera lingüística
Sınır
ülkeleri birbirinden ayıran çizgi.
- İngilizce
- Border
- Fransızca
- frontière
- Yunanca
- Σύνορο
- İzlandaca
- landamæri
- İtalyanca
- Confine
- İspanyolca
- Frontera
Sınır kontrolü
Bir ülkenin sınırlarını izlemek ve denetlemek için aldığı önlemler.
- İngilizce
- border control
- Fransızca
- contrôle des frontières
- Yunanca
- Έλεγχος συνόρων
- İzlandaca
- landamæraeftirlit
- İtalyanca
- Controllo di frontiera
- İspanyolca
- Control de fronteras
Gümrük
Sınırda ya da havalimanında görevlilerin, insanların ülkeye ne getirdiğini kontrol ettiği yer.
- İngilizce
- customs
- Fransızca
- douane
- Yunanca
- Τελωνείο
- İzlandaca
- tollur
- İtalyanca
- Dogana
- İspanyolca
- Aduana
Sınır dışı etme
Bir ülkede yasa dışı bulunduğu ya da yasaları çiğnediği için birini o ülkeyi terk etmeye zorlama.
- İngilizce
- Deportation
- Fransızca
- expulsion
- Yunanca
- Απέλαση
- İzlandaca
- brottvísun
- İtalyanca
- Espulsione
- İspanyolca
- Deportación
Gözaltı merkezi
Göçmenlerin ya da sığınmacıların, durumları karara bağlanana kadar tutulduğu yer.
- İngilizce
- Detention center
- Fransızca
- centre de rétention
- Yunanca
- Κέντρο κράτησης
- İzlandaca
- varðhaldsmiðstöð
- İtalyanca
- Centro di detenzione
- İspanyolca
- Centro de detención
Göç politikası
Bir hükûmetin kimlerin ülkeye girebileceğine, kalabileceğine ya da vatandaş olabileceğine ilişkin kuralları ve yasaları.
- İngilizce
- Immigration policy
- Fransızca
- politique d'immigration
- Yunanca
- Μεταναστευτική πολιτική
- İzlandaca
- innflytjendastefna
- İtalyanca
- Normativa sull'immigrazione
- İspanyolca
- Política de inmigración
Ülkeden göç eden
Başka bir yerde yaşamak için kendi ülkesini terk eden kişi
- İngilizce
- Emigrant
- Fransızca
- émigrant
- Yunanca
- Απόδημος
- İzlandaca
- brottflytjandi
- İtalyanca
- Emigrato
- İspanyolca
- Emigrante
Göçmen
Yaşamak ya da çalışmak için başka bir ülkeye giden kişi.
- İngilizce
- Migrant
- Fransızca
- migrant
- Yunanca
- Μετανάστης
- İzlandaca
- farandfólk
- İtalyanca
- Migrante
- İspanyolca
- Migrante
Dışarıdan göçle gelen
Yabancı bir ülkeye kalıcı olarak yerleşmeye gelen kişi.
- İngilizce
- Immigrant
- Fransızca
- immigrant
- Yunanca
- Μετανάστης
- İzlandaca
- Innflytjandi
- İtalyanca
- Immigrato
- İspanyolca
- Inmigrante
Mülteci
Savaş, zulüm ya da doğal afet nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan kişi.
- İngilizce
- Refugee
- Fransızca
- Réfugié
- Yunanca
- Πρόσφυγας
- İzlandaca
- Flóttamaður
- İtalyanca
- Rifugiato
- İspanyolca
- Refugiado
İnsani yardım
İhtiyaç içindeki insanlara, özellikle kriz ya da çatışma dönemlerinde sağlanan yardım.
- İngilizce
- Humanitarian aid
- Fransızca
- aide humanitaire
- Yunanca
- Ανθρωπιστική βοήθεια
- İzlandaca
- mannúðaraðstoð
- İtalyanca
- Aiuti umanitari
- İspanyolca
- Ayuda humanitaria
Ülkesine geri dönüş
Kişinin kendi ülkesine gönüllü ya da zorunlu olarak geri dönmesi.
- İngilizce
- Repatriation
- Fransızca
- Rapatriement
- Yunanca
- Επαναπατρισμός
- İzlandaca
- Heimflutningur
- İtalyanca
- Rimpatrio
- İspanyolca
- Repatriación
Kapsayıcı Dil Testi
Bir dil seçin ve bu temanın terimleriyle kendinizi sınayın.